2 Mart 2010

Oscarlar 2009: En İyi Yabancı Film Adayları

Adaylar açıklanmadan birkaç hafta önce duyurulan kısalistede yer alan ülke ve filmlere de bir başka yazımda yer vermiştim. 9 ülkenin bulunduğu bu kısalisteden finale kalamayan ülkeler Avustralya, Bulgaristan, Hollanda ve Kazakistan oldu. En İyi Yabancı Film kategorisi, geçtiğimiz yıl "Okuribito" ile Japonya'yı sevindirerek büyük bir sürpriz yapmıştı. Sürprizlere açık bir kategori olduğundan her şeye hazırlıklı olsam da, halen Peru'nun adaylığını kabullenebilmiş değilim. İtalya'nın "Baaria" ve Şili'nin "La nana" filmlerinin kısalistede bile yer almaması da şaşırtıcı.

En İyi Yabancı Film:
Ajami (İsrail (0/8))
Das Weisse Band (Almanya (3/17))
El secreto de sus ojos (Arjantin (1/5))
La teta asustada (Peru (0/0))
Un prophète (Fransa (9/35))

İsrail Film Akademisi tarafından 5 ödüle layık görülen "Ajami"de, Arapça ve İbranice birarada kullanılmış. Tel-Aviv'de 5 farklı hikayeye odaklanan film, İsrail'de övgüye değer görülen ilk Arapça ağırlıklı film olma özelliği de taşıyor. Geçtiğimiz iki yıl da adaylar arasında yer alan İsrail'in bugüne dek 8 adaylığı bulunuyor, fakat henüz ödülü kazanabilmiş değil.

Almanya, Berlin Duvarı yıkılmadan önce Doğu ve Batı Almanya'nın kazandığı 1 ödül ve 9 adaylığa, birleşmeden sonra ise 2 ödül ("Nowhere in Africa" (2002), "Lives of Others" (2006)) ve 8 adaylığa sahip, bu kategoride her zaman iddialı olmuş bir ülke. Bu yıl de Haneke filmi "Das Weisse Band" ile yılın en iddialı yapımlarından olma özelliği taşıyor. Bu yıl bu kategori dışında Christian Berger'in çalışması ile En İyi Görüntü Yönetmenliği dalında da aday olan siyah-beyaz film, masumiyet temasını, I. Dünya Savaşı öncesi bir köydeki çocuklar ve kadınlar üzerinden işliyor. Etkileyici sahneler, tüyler ürperten replikler ve tablo gibi görüntülerle dolu film, ödülü fazlasıyla hakediyor.

Ülkesinin en büyük sinema ödüllerini 9 dalda kazanan "El secreto de sus ojos", geçtiğimiz ay "Sinema-Tarih Buluşması" programında da yer almaktaydı. Eski bir dedektifin, takıntı haline getirdiği bir davayı bu kez bir roman yazarı olarak yeniden hatırlamasını ve geçmişe olan yolculuğunu anlatan film hem başarılı bir polisiye, hem de güçlü bir drama. Yönetmen J.J.Campanella'nın da 2001'deki filmi ile aynı kategoride Oscar adayı oluşundan sonra Hollywood'da tanınan bir dizi yönetmeni olduğunu da eklemek gerek. ("Law & Order", "House", "30 Rock"...) Arjantin'in en son 2001'de olmak üzere 5 adaylığı ve 1985 yılında kazandığı bir Oscar'ı bulunuyor.

"La teta asustada", Berlin Film Festivali'nde Altın Ayı'yı kazandıktan sonra, ülkesi Peru'ya ilk Oscar adaylığını da getirdi. Filmden hiç hoşlanmadığım için protesto ediyorum.

Bu dalda 9 Oscar sahibi Fransa'ya 36. adaylığını getiren Jacques Audiard filmi "Un prophète" ise yılın en iddialı ikinci filmi. 16 yaşından beri hapishanede olan Malik'in 18 yaşında başka bir cezaevine nakledilmesi ve 6 yıl boyunca burada yaşamayı öğrenmesi ve oyunu kuralına göre oynaması sonucu hayatta kalışını anlatıyor film. Sürükleyiciliği sayesinde 3 saate yakın süresi göze batmıyor.

"Das Weisse Band", Altın Palmiye, 3 Avrupa Film Ödülü (Film, Yönetmen, Senaryo), En İyi Yabancı Film dalında Altın Küre Ödülü, ASC Ödülü sahibi ve adaylar arasında bu dalda BFCA adayı olan tek film. BAFTA ise tercihini 9 César, 2 Avrupa Film Ödülü ve Cannes En İyi Yönetmen Ödülü sahibi "Un prophète"den yana kullandı geçtiğimiz hafta. Tahminim "Das Weisse Band" yönünde; fakat Akademi'nin Haneke, Audiard gibi sinemacılara olan mesafesi ve Cannes'da ödül alan filmlerin genelde Oscar şansının oldukça düşük olduğu göz önünde bulundurulursa, sürpriz yapabilecek filmin "El secreto de sus ojos" olduğunu söyleyebiliriz.

Sırada: En İyi Animasyon ve Kısa Animasyon

Hiç yorum yok: