2 Haziran 2010

ESC 2010'un Ardından, Bölüm II

Konuk Yazar: Burak Hazine

Her yarıfinalin ardından yapılan kuralarla belirlenen final sıralaması sonucu Azerbaycan finalde ilk sırada, Danimarka ise son sırada yarışacak şekilde 25 ülkenin tamamı 29 Mayıs gecesi Telenor Arena’da performanslarını sergiledi.

  • İspanya’nın performansı sırasında sahneye atlayan ve dansçıların arasına karışan bir hayran, İspanyol delegasyon üyeleri ve sanatçısı tarafından yapılan şikâyet sonucu İspanya’nın 26. sırada tekrar performans sergilemesine sebep oldu. Bu olay, Eurovision tarihinde bir ilke imza atarak tarihe geçti.
  • Çoğu senelerde olduğu gibi bu sene de oylama konusunda bir ilk yaşandı ve izleyicilere yarışma başından itibaren oy kullanabilme hakkı tanındı. Bu hak kimilerine göre iyi, kimilerine göre kötü, kimilerine göre ise etkisiz bir sistem olarak görüldü.
  • Ünlü Norveçli grup MADCON’ın Glow isimli parçası ile yapılan Eurovision tarihinin en büyük flashmob’u sıfatına sahip koreografi, Telenor Arena başta olmak üzere Avrupa’nın birçok şehrinden binlerce Eurovision hayranı tarafınca gerçekleştirildi. Fakat ne yazık ki TRT bu flashmob’u yayınlamak yerine reklam vermeyi tercih etti.
  • Eurovision Şarkı Yarışması, tarihinde ilk kez 3 boyutlu olarak yayınlandı. Hepimizin bildiği 3 boyutlu görsellere özgü gözlüklerle izlenebilen yayını sadece Norveç ulusal kanalı NRK ve Eurovision resmi web sitesi bu formatta yayınladı.

25 ülkenin sergilediği 26 performans sonrasında Eurovision izleyip izlemeyen, seven sevmeyen herkesin heyecanla beklediği oylama kısmına geçildi. Romanya ile başlayıp Ermenistan ile sonlanacak oy verme işleminde Avrupa genelinden 39 ülkeden %50 halk oylaması, %50 jüri oylaması olmak üzere oylar tek tek açıklandı. Oyların açıklanma işleminin ortalarına doğru Almanya zaferini ilan ederken ikincilik, üçüncülük ve dördüncülük yarışı tüm oylama boyunca kıyasıya devam etti. Son olarak Ermenistan’ın oylarını açıklamasıyla 25 ülkenin Eurovision 2010 dereceleri belli oldu. İşte dereceye giren ülkeler:

1.Almanya: Tarihinde sadece bir kez zafere ulaşmış Almanlar, Eurovision 2010’da on yıllardır süren bir tabuyu yıkarak ikinci kez zafere ulaştılar. 12 tam puan aldığı 9 ülkeden 6’sının Baltık ülkeleri olması ise Eurovision’daki siyasi oylamalar devrinin artık kapanmaya başladığının göstergesi oldu. Lena’nın şarkısı, Youtube’un Eurovision sayfasında 5 milyondan fazla kez izlenerek en yakın rakibine 10 kata yakın fark atmıştı.

2.Türkiye: Almanya gibi katıldığı seneden beri sadece bir kez birinci olma başarısına ulaşan Türkiye, Eurovision tarihindeki en büyük ikinci başarısına ulaştı. Katıldığı seneden beri Türkiye’ye oy vermeyen bir takım ülkeler bu sene eli açık davranırken, neredeyse her sene oy aldığımız bazı ülkeler ise bu sene Türkiye’ye hiç oy vermedi.

3.Romanya: 1994’ten bu yana 11 defa yarışmada yer alan Romanya, 2005 yılında elde ettiği ve tarihindeki en iyi başarı olan üçüncülüğü egale ederek 162 puanla yarışmayı tamamladı. Romanya tarihinde en çok oy verdiği ülkeler sıralamasında toplamda 59 puanla Türkiye, ikinci sırada yer almakta.

4.Danimarka: 1957 yılından beri yarışmaya katılan Danimarka, tarihinde 2 kez birincilik elde etmiş ülkelerden. Şu ana kadar Eurovision’da yarışan 51 ülke arasında ise başarı sıralamasında 18. sırada yer alıyor. Bu sene favorilerden gösterilen Danimarka’yı Chanée & N'evergreen ikilisi temsil etti ve finalde 149 puan toplayarak dördüncü oldular.

5.Azerbaycan: 3 yıldır Eurovision’da yarışan Azerbaycan sırasıyla yedinci, üçüncü ve beşinci olarak Eurovision tarihinin en başarılı ülkesi sıfatına kavuştu. Bu üç yılın üçünde de finallerde 12 tam puanı Türkiye’ye, 10 puanı ise Ukrayna’ya vererek istikrarlarını sürdürdüler. Bu sene yarışmaya çok önem verip, oldukça iddialı ve bahislerde ilk sırada olmalarına rağmen finalde 145 puan toplayarak beşinci sırada yer aldılar.

6.Belçika: Tarihinde sadece 1986 yılında birinci olabilen Belçika, bu sene sahneye “kendisi ve gitarı” ile çıkan Tom Dice’ı Eurovision’a layık gördü. Belçika, birinci yarıfinalden ilk sırada çıkarken finalde 143 puan toplayarak altıncı sırada yer aldı. İlginçtir ki Oslo’ya, Belçika adına, sadece Tom Dice ve delegasyon başkanı gitmiş; devlet televizyonunu temsilen yayın yapacak olan spiker Oslo’dan değil Belçika’dan yayın yapmıştır.

7.Ermenistan: Eurovision tarihinin en başarılı 3. ülkesi sıfatına sahip Ermenistan, favorilerden gösterilmesi ve bahis sitelerinde ilk 3 sırada yer almasına rağmen yarışmayı 141 puanla yedinci sırada tamamladı. Bu seneki ulusal finalinde yarışan Sonya’nın “Never” şarkısının Hadise’nin “Evlenmeliyiz” bestesinin birebir aynısı olması dikkat çekti, sonrasında Sonya’nın sağlık problemleri sebebiyle ulusal finalden çekildiği haberi çıkarıldı. Ermeni temsilcisi Eva Rivas, Eurovision finalinden önce, siyasi şarkıların yasak olduğunu bile bile, şarkısının bir 'soykırım' şarkısı olduğunu dile getirdi fakat EBU, Ermenistan’ı diskalifiye etme kararı almadı.

8.Yunanistan: 1974 yılından beri 6 yıl dışında her sene yarışmaya katılan Yunanistan, tek birinciliğini 2005 yılında Elena Paparizou’nun “‘My Number One” adlı şarkısı ile elde etti hepimizin bildiği üzere. Bunun dışında iki üçüncülüğü olan Yunanistan, bu seneki Eurovision’da toplamda 140 puanla sekizinci sırayı aldı. Yunanistan’ın en çok puan aldığı ve en çok puan verdiği iki ülke sırasıyla Kıbrıs Rum Kesimi ve İspanya imiş.

9.Gürcistan: Eurovision tarihinde 3. kez yarışan Gürcistan’a en iyi derecesini bu yıl yarışan Sofia Nizharadze 136 puan alıp finalde dokuzuncu olarak getirdi. Geçtiğimiz sene Rusya başbakanı Vladimir Putin’e hakaret içeren sözlere sahip şarkısı “We Don’t Wanna Put In”, Avrupa Yayın Birliği’nce diskalifiye edilmişti.

10.Ukrayna: Bir birinciliği ve üst üste iki ikinciliği bulunan Ukrayna’yı bu sene yarışmanın en güçlü sesine sahip olan Alyosha, Sweet People isimli şarkısı ile temsil edip 108 puan topladı ve finali onuncu sırada tamamladı. Ukrayna ulusal finali bu sene bir ilki yaşadı ve ülkenin yarışmaya katılmaya başladığı 2003 senesinden beri ilk defa halk, kendi seçtikleri temsilciden vazgeçerek ulusal finalin tekrarlanmasını istedi. Bunun sonucunda Vasyl Lazarovich yerine Alyosha, Ukrayna’yı 55. Eurovision Şarkı Yarışması’nda temsil etmeye hak kazandı.

Bunların dışında göze çarpan ve hayal kırıklığı yaratan ülkelerden bazıları ise şöyle:

  • İsrail: Şu ana kadar 3 kez birinci olmuş ve bu birinciliklerinden ikisini ardı ardına elde ederek Eurovision tarihine geçmiş İsrail bu senenin en büyük favorilerinden gösterilmekle kalmayıp, ülkenin ilk 5’te yer alacağına kesin gözüyle bakılıyordu. Senenin en güçlü balladlarından birini gönderen İsrail, yarıfinali sekizinci, finali ise on dördüncü sırada tamamlayabildi.
  • Norveç: Yine en büyük favorilerden gösterilen ev sahibi Norveç, toplamda 35 puan alarak yarışmayı 20. sırada tamamlayabildi.
  • İrlanda: Eurovision tarihi boyunca 7 kez birinci olmuş ve bu birinciliklerden üçünü ardı ardına elde ederek kırılması zor rekorlara imza atan İrlanda, 1993 senesinde ülkesine yedi birinciliğinden birini getiren Niamh Kavanagh ile şansını tekrar denedi fakat ilk 10’da yer alacağına kesin gözüyle bakılmasına rağmen toplamda 25 puan alarak yarışmayı sondan üçüncü sırada bitirdi.
  • Birleşik Krallık: 5 birincilik ve 15 ikincilik ile Eurovision tarihinin en başarılı 4. ülkesi olan Birleşik Krallık, geçen seneki beşinciliğinin ardından bu sene Josh Dubovie ile şansını denedi fakat tarihinde üçüncü kez yarışmayı son sırada tamamladı. Televoting sistemine geçildiğinden beri ülkenin son sıralarda yer alması ise gözden kaçmıyor. Antrparantez olarak belirtmek isterim ki, her sene Malta’dan aldığı puanlar ile kendini avutan Birleşik Krallık’a bu sene Malta’dan puan çıkmadı.

Gelelim Türkiye değerlendirmemize… Eurovision tarihindeki en büyük ikinci başarımıza imza atan maNga, Oslo’ya gerçekten iddialı gitmişti. MTV Avrupa ödülünün kendilerine kazandırdığı Avrupalı hayran kitlesi, yaptıkları şarkının müzikalitesi, promo turları, sahne şovları ve kendilerine güvenleri ile derece almayı kesinleştirmişti maNga. Bahislerde önceleri ilk 10’a giremeyen Türkiye, maNga’nın ikinci yarıfinal performansı sonrası 4. sıraya yükseldi; büyük final öncesi ise kısa bir süreliğine 2. sırayı gördü. Finaldeki tek rock grubu olmaları ile ilginç koreografileri ve sahne ışıklandırmaları ile Azerbaycan, Fransa ve sürpriz bir şekilde Hırvatistan’dan 12 tam puanı kapan maNga, beklentilerimin üstünde yarışmayı 2. sırada bitirdi. Sahnedeki altıncı kişinin kim olacağı konusundaki meraklar ilk provada sona erdi ve bu altıncı “power ranger” bazı kesimlerce olumlu, bazılarınca ise olumsuz karşılandı. Yarıfinalde kaskını düşürmesi ve izleyen herkeste “Acaba şu soyunma işlemini zamanında bitirebilecek mi?!” telaşı yaratan kızımız, finalde gayet kendinden emin olması ve her şeyi saniyesi saniyesine yapmasıyla göz kamaştırdı. Çoğu zaman puan alamadığımız ülkelerden puan aldık, çoğu zaman puan aldığımız Malta’dan ise puan alamadık. 39 ülkenin 26’sından aldığımız toplam 170 puan ile Türkiye olarak yarışmayı ikinci sırada bitirdik sonuç olarak.


Şahsi yorumlarıma gelince… Yarışmadan tam iki ay önce, 28 Mart’ta, Eurovision 2010’da yarışacak tüm şarkıları indirmiş ve iPod’uma atıp her gün dinlemiş biri olarak favorim en başından beri Almanya oldu –öyle ki iTunes Play Count sıralamasında Satellite 5. sıraya yükseldi. Fakat korkum Almanya’nın referans üyesi olmasından ötürü puan kaybına uğrayacağıydı. Bu durumda Azerbaycan’ın birinci olmasını bekliyordum; çünkü hem çok çalışmışlardı, hem de gerçekten başarılı bir şarkı, ses ve klipe sahiplerdi. Bir yandan da seneye Eurovision’ı, bizzat yapılacağı arenada izlemek istiyordum; bundan ötürü Azerbaycan kazanmalıydı yani eheh. Ama puanlar açıklanırken yerimde duramadım çünkü Almanya açık ara farkla birinciliğe gidiyordu! Türkiye’den Almanya’ya 10 puan gideceğini biliyordum, zaten kendilerine tarafımca 7 oy atıldı. [Sadece bundan ötürü bile 10 puan almış olabilirler, evet, Almanya’yı ben birinci yaptım!]

Yarıfinalde elenen ülkeler de işin içine katılırsa şahsi favorilerim şu şekilde efendim:

  1. Almanya: Nedenini daha fazla açıklamama gerek yok kanımca. Ama bunca yıllık ESC hayranıyım, hiçbir ülkenin kazanmasını bu kadar istemiş değilim –Türkiye dâhil.
  2. Azerbaycan: Çok güzel bir ritmi ve nakaratı var. Ama keşke Safura “How to stop…” kısmını telaffuz ederken “Harısta…” demese. Bu sene en çok dinlediğim ikinci ESC şarkısı.

  3. Hırvatistan: Fazla iyi bir şarkı ile katılan bu üç hanım kızımızın yarıfinalde elenme sebebi muhtemelen tüm Slav ve Balkan ülkelerinin ilk yarıfinalde yarışması ve kendilerinin ikinci yarıfinalde yalnız kalması. Çok üzüldüm elenmelerine, elenmemiş olsalardı finalde Slav ve Balkan oylarının tümü kendilerine gidecek ve belki de ilk 10’da yer alacaklardı. Hala severek dinliyorum Lako Je Sve’yi.
  4. İsviçre: Yarıfinaller dâhil tüm Eurovision 2010’un sonuncusu İsviçre’ye karşı ayrı bir sempatim vardı bu sene. Şarkıları “Il Pleut De L’Or”u fazla beğeniyorum nedense ve hala dinliyorum.
  5. Ermenistan: Taa Ermeni ulusal finalinde yarışacak adaylar duyurulduğunda Eva Rivas’ı ve şarkısını favorim ilan etmiştim. Seçileceği kesin bile değildi çünkü Ermeniler Emmy&Mihran’ı destekliyordu. [Mihran isimli abimiz Madonna ve Ricky Martin’in dansçılığını yapmış bir isim.] O zamanlar orada burada Emmy&Mihran destekçilerine “Eva Rivas size daha iyi bir derece getirir yahu!” diye çığırdığımda insanlar takmıyordu beni ama haklıydım; o ikili bu yarışmaya katılsaydı daha beter bir sonuç alacakları aşikârdı.
  6. İspanya: Büyüyünce benzemek istediğim Daniel Diges isimli beyefendi ve şarkısı, İspanya’nın yıllardır gönderdiği en güzel şarkıdır kanımca. Klipi ile gönlümüzde taht kuran şarkı Algo Pequeñito, “küçücük bir şey” demek.
  7. Gürcistan: Bu seneki yarışmanın en güzel kızı seçtiğim Sofia, mükemmel ve “detone yılı” olarak nitelendirdiğim 2010 senesinde hiç detone olmamış sesiyle söylediği “Shine” isimli şarkısı ile uzun zamandır beni benden alıyor. Sahnede ise ekibi ile resmen bir müzikal canlandırdı.
  8. İsrail: Sevdiğim bir ballad. Adam da hoş filan. Ağlatma potansiyeli olan bir şarkı, depresyona girdiğimi düşündüğümde açıyordum.
  9. İsveç: Bu sevimli kız ve güzel şarkısının finale çıkamamış olması benim için bu senenin en büyük şoklarından biridir. Her şeyi sonuna kadar hak ediyordu. Şarkısı ise dinleyeni başka dünyalara götüren bir cinsten.
  10. İrlanda: Niamh Abla’yı ve şarkısını çok sevdim, hep sevdim. Sözleri çok güzel, ses güzel, sahne duruşu güzel; daha ne olsun! Ama gel gör ki 23. sırada tamamladı finali.

Efendim bir yıllık bir maratonun sonucunda Eurovision’ın seneye Almanya’da düzenleneceği dışında pek de bir şey kazanmadım aslında 29 Mayıs günü, kazandığım şeyler o günden çok önce kendini göstermişti. MTV EMA’i harika bir şekilde halleden Almanların Eurovision konusunda da altta kalmayacaklarından eminim. Son olarak Emre’ye bu jestinden ötürü teşekkür ediyorum ve seneye Almanya’da görüşmek üzere diyorum.

1 yorum:

james mayer dedi ki...

hı hı kıskandım hem de çokkk.

1.si benim kadar eurovision'la bu kadar yakından ilgilenen başka birini daha görmek güzel. 2.si ise ezbere bildiğim bilgileri (kim kaç kere kaçıncı olmuş, kim hangi şarkıyla katılmış vs)sırf üşendiğimden bloga geçirirken baştan savma şeklinde yaptığım için. gerçekten mükemmmel hazırlanmış bir yazı olmuş. keza geçen günkü eurovision postu da harikaydı.

yarı finalleri sıcağı sıcağı yazdığım için daha fazla kişisel düşüncelerimi de yazmıştım, ama dedim ya final yazısını sadece bir görevmiş gibi yazdım ve yeteri önemi vermedim. bari burda favorilerimi sıralayayım.

1.almanya
2.ermenistan
3.israil
4.ispanya
5.gürcistan
6.danimarka
7.irlanda
8.izlanda
9.belçika
10.azerbaycan

türkiye'ye gelince hala muallaktayım, yani kabul etmek gerekir parça iyi değildi, manga'nın kazanmasını sadece seneye canlı canlı o showu izlemek için istemiştim.

bu arada itunes listemdeki top 25 most played songs listesindeki şarkıların playcount'ları çok yüksek olduğundan almanya henüz listemde boy göstermedi, ama bugun yarn kesin listede boy gösterir, günde 5- 10 kez dinliyorum resmen.