31 Ağustos 2009

Starbucks Kahve Sohbetleri

Artık İstanbul sokaklarında/alışveriş merkezlerinde neredeyse ABD'deymişsinizcesine olağan bir şekilde her köşe başında rastlanılabilen (benim de pek sevdiğim) kahve zinciri Starbucks, Türk insanını ve Türk kahveseverleri kahve konusunda bilinçlendirmek için çok güzel bir 'one-to-one marketing' örneğine imza atmış: Starbucks Kahve Sohbetleri.


Geçtiğimiz hafta Nautilus Alışveriş Merkezi'ndeki Starbucks'ta ben her zamanki gibi 'sütlü espresso'-nam-ı diğer 'latte'mi yudumlar, arkadaşım Gizem de 'frappuccino'sunun keyfini çıkarırken masamıza bir Starbucks görevlisi yanaştı. (Aslında latte'nin son yudumu çoktan yudumlanmış, frappuccino keyfi de çoktan bitmiş olduğu ve yaklaşık iki saattir sabit bir şekilde oturmuş muhabbet ettiğimiz için) Önce niyetinin nazikçe bizi koltuklarımızdan kaldırmak olduğunu sansak da, tam tersine bir iyilik meleği olduğunu sonradan anladık. Kendini 'Starbucks Kahve Uzmanı' olarak tanıtan ve bize kısa bir kahve eğitimi vermek istediğini söyleyen bu güleryüzlü insanı da biraz daha yerimizde oturabileceğimizi anlar anlamaz masamıza buyur ettik.


"Starbucks Kahve Sohbetleri", insanların aromalı çekirdek kahvelere olan önyargılarını yıkmak birincil amacını taşıyor anladığım kadarıyla. Ayrıca 'hangi kahvenin yanında ne yemeli', 'kahveyi ziyan etmeyelim, kahve ağaçlarını ve doğayı koruyalım', 'Türk Kahvesi hakkında yanlış bilinenler' gibi yan konularda bilinçlendirme amaçları da var - en azından beni bu şekilde bilinçlendirdi. Gerçekten de acı ve çok yoğun olduğu önyargısıyla hiçbir zaman içmediğim aromalı kahveler yerine her zaman espresso bazlı kahveleri tercih ediyorum ben. (Kısacası, hedef kitle doğru.)


Önce elindeki görsellerle kahvenin nasıl yetiştiğini, nerede yetiştiğini, nerede yetişmediğini (mesela Türkiye'de), hangi bölgede yetişen kahvelerin hangi doğal aromaları taşıdığını interaktif bir şekilde anlatan kahve uzmanımız; eğitimimiz dahilinde bize ikram ettiği turunçgil aromalı Tanzanya kahvesi ve yanındaki limonlu turtayı da kullanarak her duyumuza hitap etti. Çok güzel şeyler öğrendim, yolda karşıma çıkan anketörlerden nefret eden bir insan olarak da bu ziyareti hiç rahatsız edici bulmadım. Kısacası (sanırım) iki taraf da memnundu durumdan.


Öğrendiğim şeylerden birkaçını paylaşıyorum. Daha fazlası için bu sohbetlere katılmak isterseniz, onların sizi bulmasını beklemeden herhangi bir Starbucks'a giderek "Starbucks Kahve Sohbetleri"ne katılmak istediğinizi söyleyip, önünüzdeki bir gün için dilediğiniz Starbucks'a kahve uzmanınızı çağırabiliyormuşunuz.
  • Bir kahve ağacından yalnızca yaklaşık iki paket kahve çıkıyormuş. Bu yüzden kahvelerimizi ziyan etmemeliymişiz. İki paket, bir ağaç.
  • Kahvenin doğal aromasını doya doya tatmak için Amerika kahvelerinin yanında karamelli ya da kakaolu, Afrika kahvelerinin yanında turunçgilli ya da meyveli, Güneydoğu Asya kahvelerinin yanında ise sebzeli ya da baharatlı yiyecekler tüketmeliymişiz.
  • Kahvenin ilk yudumunu hüpürdeterek içmek ayıp değil, gurme bir hareketmiş.
  • Türk Kahvesi, sadece bir hazırlama ve pişirme yönteminin adıymış.
  • Kahve, gerçekten Yemen'den geliyormuş.
  • Starbucks'larda sigara yasağından önce de içeride sigara içilmemesinin nedeni bana yaranmak değil, kahvenin tadının ve aromasının bozulmamasını sağlamakmış.

4 yorum:

pRncfRn dedi ki...

Bir türlü sevemedim şu mekanı :)

Güzel bir blog, uzun süre devam etmesi dileğiyle...
Sevgiler.

Mert... dedi ki...

Starbuck Kahve Uzmanı! Çok çok görkemli bir 'title' değil mi yahu? Kıskanmadım desem yalan olur :)

Starbucks'ın insanlara uzak, biraz kibirli havasını yıkması için çok yerinde bir haraket olmuş bu bence. en kısa zamanda bir starbucks'a atıp bir sohbet de ben etmeyi planlıyorum.

kahve, az yardımcı olmadı bize. sadece beni yetiştirdiği finaller hörmetine bile, oturup hazır olda dinleyebilirim kahve hakkında anlattılanları. :)

Standartenführer Hans Landa dedi ki...

Benim için de çok bilgilendirici oldu gerçekten, teşekkürler :)

Adsız dedi ki...

Webmaster cok tesekkurler...

Selamlar Senay