13 Temmuz 2009

Konser Avlusunda Tekbir Küstahlığı

Gitgide karanlığa doğru gittiğimizin farkına varılmadığı ülkemde bir başka kültür-sanat aktivitesi daha tatsız olayların gölgesinde kaldı. Gitmek istesem de fırsat bulamadığım yılın en ilginç klasik müzik etkinliklerinden biri, 11 Temmuz'da Topkapı Sarayı'nın avlusunda düzenlenen İdil Biret ve Whitehall Orchestra Konseri idi. Ünlü piyanistimiz, İngiliz Orkestrası eşliğinde Tchaikovsky'nin 1. Piyano Konçertosu ve 1812 Uvertürü'nü seslendirdi konserde. Konser haftalar öncesinden şu şekilde duyurulmuştu:


İSTANBUL, 24 Haziran 2009 - Piyanoda İdil Biret, ona eşlik eden The Whitehall
Orchestra, Çaykovski’nin eserleri, minder ve sandalyeleriyle Topkapı Sarayı’nın
I. Avlusuna yayılmış, tarihi yarımadada günbatımına karşı şaraplarını yudumlayan
izleyiciler: 2009’un en çarpıcı klasik müzik konseri, 11 Temmuz Cumartesi saat
20:00’de.

Bu duyurudan sadece "şarap" anahtar sözcüğünü seçme zekiliğini gösteren bir grup arasından Vakit Gazete(?)si ise bu güzelim kültürel etkinliği "Mukaddes Avlu'da Şarap Küstahlığı" manşeti ile duyurmuş, provokasyonlarına bir yenisini daha eklemişti. Topkapı Sarayı'nı halen padişah ve halifemizin ikametgahı zannetiklerinden midir nedir, müzenin bir kültür-sanat aktivitesine ev sahipliği yapabileceğini hazmedememişler belli ki. Hele bir de işin içine tüm kötülüklerin anası 'şarap' girince, dellenmişler haliyle. (Ne de olsa 'şarap' o kadar kötü bir şey ki, içilmesi halinde gidip 14 yaşındaki kızlara tecavüz falan edebiliyorsunuz. He pardon o adam içkiyi ağzına sürmüyordu di mi, çok özür dilerim.)

Gazete(?)nin provokasyonu sonucu konseri basan bir grup, tekbir sesleriyle konser afişlerini yakmış ve girişin önünde namaz kılmış. Radikal Gazetesi, "Barbarlar Topkapı'daydı" manşeti ile haberi bugün şu şekilde duyurdu:

Bu haberden kendilerine vazife çıkaran Büyük Birliği Partisi’ne (BBP) bağlı
Alperen Ocakları soluğu önceki akşam saat 20.00 sıralarında Topkapı Sarayı’nın
önünde aldı. Yaklaşık 50 kişilik grup önce içeri girmek istedi. Ancak sarayın
güvenliğinden sorumlu jandarma tarafından engellendi. Bunun üzerine çevrede
asılı olan İdil Biret’in konser afişlerine yönelen kalabalık, tekbir getirerek,
afişleri yırttı. Bu taşkınlıktan sonra da sarayın önünde Türk bayrakları
üzerinde toplu olarak namaz kılındı ve Doğu Türkistan’daki Uygur Türkleri için
dua edildi. Alperen Ocakları İstanbul İl Başkanı Mustafa Kayatuzu, “Doğu
Türkistan’da yaşanan olaylara rağmen duyurulan Topkapı Sarayı içerisinde hain,
saygısız ve şerefsizce yapılan şarap partili caz konserini nefretle kınıyoruz.
Bugün burada yaşanan bu rezilliğin sorumluları mutlak suretle bunun hesabını
verecek” dedi. Daha sonra tekbirler eşliğinde yürüyüşe geçen kalabalık sarayın
Gülhane kapısından tekrar konser salonuna girmeye çalıştı. Çevik kuvvet ekipleri
gruba müdahale etti.

Aynı gün Vakit Gazetesi ise olaylardan değil, konserden 'rezalet' olarak bahsetmeyi, eylemi gerçekleştirenleri ise 'duyarlı vatandaşlar' olarak adlandırmayı sürdürüyordu: "Duyarlı vatandaşların da tepkisine sebep olan Topkapı Sarayı 1. Avlusu’ndaki şaraplı konser rezil görüntülere sahne oldu. Vakit muhabirinin görüntülediği şaraplı konserde, Topkapı Sarayı bahçesine şarap standı kuruldu ve Kutsal Emanetler’in de içinde bulunduğu tarihi mekana kamyonla şaraplar taşındı."

Kültür Bakanı Ertuğrul Günay olaya sert bir şekilde tepki göstermiş, eylemcilerden 'ilkel yaratıklar' olarak bahsetmiş ve “Türkiye'yi geriye götürmek isteyen zavallıların bu tür saçma girişimlerine kimse müsaade etmeyecektir” gibi güzel bir cümle kurmuş. BBP yetkilileri ise olayın "demokratik bir tepkiyi ortaya koymaktan" ibaret olduğunu savunmuş. O gece, kendisinin de söylediği gibi, İdil Biret'in öfkeli kalabalık tarafından tanınmaması bir linç faciasını önlemiş sanıyorum. Sonuç olarak, gitgide sayısı artan bu iğrenç olaylardan büyük üzüntü duyuyorum.

Bu arada, arkadaşlar Çin mallarını boykot etmeyi düşünüyorlarmış. Gündelik yaşantılarında kullandıkları her 2 şeyden birinin etiketinde "Made in China" yazdığının farkındalar mı acaba?

2 yorum:

no pasaran ! dedi ki...

akıl almaz mide kaldırmaz bir tepki . yosun gibiler , onlara da kızamıyor insan , kendi bilinçleri var mı ki ?. yitip giden bensizlikleri var sadece insan maskesiyle kaplanmış derilerinde

SemiGod dedi ki...

Bu insanlarının kafa tasının içine ne var ya gerçekten çok merak ediyorum?